Eğitim-Sen “2025/26 eğitim-öğretim yılı başında deprem bölgesindeki illerde eğitimin durumu” raporunu açıkladı
İstanbul – Eğitim-Sen’in “2025/26 eğitim-öğretim yılı başında deprem bölgesindeki illerde eğitimin durumu” raporuna göre, depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta 53 bin bina hasar görürken eğitim altyapısı da ağır darbe aldı. Kentte 356 okul ve 1666 derslik tamamen kullanılamaz hale gelirken, hâlâ 2 bin 186 öğrenci beş farklı konteyner okulda eğitim hayatını sürdürmeye çalışıyor. Şehir merkezinde kapasite yetersizliği nedeniyle uygulanan ikili eğitim; ders sürelerinin kısalmasına ve eğitim kalitesinin düşmesine neden oluyor. Bugüne kadar 65 okul açılmış olsa da 105 okulun yapımı, 39 okulda ise güçlendirme çalışmaları devam ediyor. Bu durumun en ağır faturası kırsal kesimdeki çocuklara kesiliyor. Kırsalda yaşayan öğrenci oranı yüzde 40’a çıkarken; kız çocuklarının okula devam oranları düşüyor, çocuk işçiliği ve erken evlilik gibi sorunlar yeniden gündeme geliyor. Eğitim-İş’in deprem bölgesi raporunda ise MESEM uygulamalarıyla çocuk emeğinin yaygınlaştığı, okulların ve eğitim altyapısının toparlanamadığı vurgulanarak kamusal ve nitelikli eğitim için acil adım çağrısı yapıldı. Adana’da 473 bin 650 öğrenci etkileniyor Adana’da ise yaklaşık 1650 eğitim kurumunda 473 bin 650 öğrenci bu süreçten etkileniyor. Deprem sonrası hasar gören 35 okul için alınan kararların şeffaf biçimde paylaşılmadığı, bazı riskli binaların “orta hasarlı” raporlarının değiştirilerek eğitime devam edildiği belirtiliyor. Kilis’te deprem öncesi 210 olan okul sayısından 36’sı yıkılırken yerine yalnızca 18 yeni okul inşa edilebildi. 20 okul, 400 derslik ve bir spor salonunun inşaatı hâlâ sürüyor. Urfa’da 12 bin öğretmen açığı var Antep ve Urfa gibi kalabalık nüfuslu illerde fiziki eksikliklere öğretmen açığı eşlik ediyor. Urfa’da 71 yeni okul açılmasına rağmen hâlâ yaklaşık 12 bin öğretmen açığı bulunuyor; okullardaki hijyen standartlarının düşüklüğü ve temizlik personeli eksikliği çocukların sağlığını tehdit ediyor. Antep’te ise toplam 105 okul ve 705 derslik kullanılamaz hâle gelirken, yapılan 119 okul ihtiyacı karşılamaya yetmiyor. 118 okulun inşaatı son aşamada olup 2026 yılı içinde kademeli olarak açılması hedefleniyor. Osmaniye’de de durum farklı değil. Üç yıla rağmen öğretmen ve öğrenciler hâlâ konteynerlerde eğitim görüyor. 18’i ağır hasarlı olmak üzere 216 okulda tespit edilen hasarın ardından başlanan 16 yeni okul projesinin yalnızca 14’ü tamamlanabildi. Sağlık altyapısı toparlanamadı 6 Şubat depremleri, bölgenin sağlık altyapısında da derin yaralar açtı, sağlık hizmetleri hâlâ tam kapasiteyle verilemiyor. “Kahramanmaraş ve Hatay depremleri yeniden imar ve gelişme raporu-2026” verilerine göre; 243 birinci basamak sağlık tesisi ve 20 hastane binası ağır hasar gördü. Özellikle aile sağlığı merkezleri (ASM) en çok etkilenen kurumlar oldu. Hatay’da 87, Kahramanmaraş’ta 31, Adana ve Adıyaman’da 22, Gaziantep’te 14, Şanlıurfa’da 4, Osmaniye’de 3 ve Kilis’te 2 tesis hâlâ devre dışı. Geçici çadır ve konteyner ünitelerde hizmet sunulmaya çalışılsa da kalıcı tesis eksikliği büyük bir boşluk yaratıyor. Hastanelerde durum benzerliğini koruyor. Sağlık Bakanlığına ait 13, özel sektöre ait 6 ve üniversitelere ait 1 hastane tamamen kullanılamaz hale gelirken, 114 hastanede bakım ve onarım çalışmaları sürüyor. Kırsalda halk sağlığa erişemiyor Urfa’da 2026 yatırım programı kapsamında 1050 yatak kapasiteli 5 yeni hastane projesi yürütülürken; Adana’da 5 Ocak ve Karşıyaka Devlet Hastaneleri açıldı. Osmaniye’de 800 yatak kapasiteli deprem izolatörlü hastane tam kapasiteyle hizmet veriyor. Gaziantep Şehir Hastanesi ise 1875 yatak kapasitesiyle bölgenin ana sevk merkezi görevini üstleniyor. Ancak kırsal bölgelerde halkın sağlık hizmetine erişimde yaşadığı ciddi sıkıntılar, altyapının kalıcı olarak güçlendirilmesinin ne kadar acil bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Zeynep Eşmek Evrensel

İstanbul – Eğitim-Sen’in “2025/26 eğitim-öğretim yılı başında deprem bölgesindeki illerde eğitimin durumu” raporuna göre, depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta 53 bin bina hasar görürken eğitim altyapısı da ağır darbe aldı. Kentte 356 okul ve 1666 derslik tamamen kullanılamaz hale gelirken, hâlâ 2 bin 186 öğrenci beş farklı konteyner okulda eğitim hayatını sürdürmeye çalışıyor. Şehir merkezinde kapasite yetersizliği nedeniyle uygulanan ikili eğitim; ders sürelerinin kısalmasına ve eğitim kalitesinin düşmesine neden oluyor. Bugüne kadar 65 okul açılmış olsa da 105 okulun yapımı, 39 okulda ise güçlendirme çalışmaları devam ediyor.
Bu durumun en ağır faturası kırsal kesimdeki çocuklara kesiliyor. Kırsalda yaşayan öğrenci oranı yüzde 40’a çıkarken; kız çocuklarının okula devam oranları düşüyor, çocuk işçiliği ve erken evlilik gibi sorunlar yeniden gündeme geliyor.
Eğitim-İş’in deprem bölgesi raporunda ise MESEM uygulamalarıyla çocuk emeğinin yaygınlaştığı, okulların ve eğitim altyapısının toparlanamadığı vurgulanarak kamusal ve nitelikli eğitim için acil adım çağrısı yapıldı.
Adana’da 473 bin 650 öğrenci etkileniyor
Adana’da ise yaklaşık 1650 eğitim kurumunda 473 bin 650 öğrenci bu süreçten etkileniyor. Deprem sonrası hasar gören 35 okul için alınan kararların şeffaf biçimde paylaşılmadığı, bazı riskli binaların “orta hasarlı” raporlarının değiştirilerek eğitime devam edildiği belirtiliyor.
Kilis’te deprem öncesi 210 olan okul sayısından 36’sı yıkılırken yerine yalnızca 18 yeni okul inşa edilebildi. 20 okul, 400 derslik ve bir spor salonunun inşaatı hâlâ sürüyor.
Urfa’da 12 bin öğretmen açığı var
Antep ve Urfa gibi kalabalık nüfuslu illerde fiziki eksikliklere öğretmen açığı eşlik ediyor. Urfa’da 71 yeni okul açılmasına rağmen hâlâ yaklaşık 12 bin öğretmen açığı bulunuyor; okullardaki hijyen standartlarının düşüklüğü ve temizlik personeli eksikliği çocukların sağlığını tehdit ediyor. Antep’te ise toplam 105 okul ve 705 derslik kullanılamaz hâle gelirken, yapılan 119 okul ihtiyacı karşılamaya yetmiyor. 118 okulun inşaatı son aşamada olup 2026 yılı içinde kademeli olarak açılması hedefleniyor.
Osmaniye’de de durum farklı değil. Üç yıla rağmen öğretmen ve öğrenciler hâlâ konteynerlerde eğitim görüyor. 18’i ağır hasarlı olmak üzere 216 okulda tespit edilen hasarın ardından başlanan 16 yeni okul projesinin yalnızca 14’ü tamamlanabildi.
Sağlık altyapısı toparlanamadı
6 Şubat depremleri, bölgenin sağlık altyapısında da derin yaralar açtı, sağlık hizmetleri hâlâ tam kapasiteyle verilemiyor. “Kahramanmaraş ve Hatay depremleri yeniden imar ve gelişme raporu-2026” verilerine göre; 243 birinci basamak sağlık tesisi ve 20 hastane binası ağır hasar gördü. Özellikle aile sağlığı merkezleri (ASM) en çok etkilenen kurumlar oldu. Hatay’da 87, Kahramanmaraş’ta 31, Adana ve Adıyaman’da 22, Gaziantep’te 14, Şanlıurfa’da 4, Osmaniye’de 3 ve Kilis’te 2 tesis hâlâ devre dışı. Geçici çadır ve konteyner ünitelerde hizmet sunulmaya çalışılsa da kalıcı tesis eksikliği büyük bir boşluk yaratıyor.
Hastanelerde durum benzerliğini koruyor. Sağlık Bakanlığına ait 13, özel sektöre ait 6 ve üniversitelere ait 1 hastane tamamen kullanılamaz hale gelirken, 114 hastanede bakım ve onarım çalışmaları sürüyor.
Kırsalda halk sağlığa erişemiyor
Urfa’da 2026 yatırım programı kapsamında 1050 yatak kapasiteli 5 yeni hastane projesi yürütülürken; Adana’da 5 Ocak ve Karşıyaka Devlet Hastaneleri açıldı. Osmaniye’de 800 yatak kapasiteli deprem izolatörlü hastane tam kapasiteyle hizmet veriyor. Gaziantep Şehir Hastanesi ise 1875 yatak kapasitesiyle bölgenin ana sevk merkezi görevini üstleniyor. Ancak kırsal bölgelerde halkın sağlık hizmetine erişimde yaşadığı ciddi sıkıntılar, altyapının kalıcı olarak güçlendirilmesinin ne kadar acil bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Zeynep Eşmek
Evrensel
